DÜRÜSTLÜK KURALI VE İYİ NİYET

Hukukta dürüstlük kuralı, iyiniyet, ,spat yükü, resmi sicil ve seneleri tanımlayabilmek için öncelikle hukuki olay, hukuki işlem ve hukuki fiili açıklamak gerekmektedir.

Hukuki olay; şahısların isteği dışında gelişen olayları tanımlamaktadır. Örneğin; kişilerin vefat etmesi veya doğumun gerçekleşmesidir.

Hukuki işlem; taraflara karşılıklı hukuksal hak ve sorumluluklar yükleyen girişimlerdir. Örneğin; sözleşme veya kontrat işlemleri hukuki işlemlerdir.

Hukuki fiil; kişinin iradesi ile yapmış olduğu ve sonucunda oluşacak yaptırımlara katlanmak zorunda olduğu girişimlerdir. Örneğin; kişinin hırsızlık yapması ve sonucunda hukuki yaptırımlarına katlanması durumudur.

Dürüstlük kuralı; hukukumuza göre herkes haklarını kullanırken veya borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak durumundadır. Haklar yerine getirilirken de yükümlülükler ifa edilirken de kişilerin iyi niyetli olması dürüstlük kuralına uygun hareket etmesi gerekmektedir. Örneğin; soyut bir mevzuat karşısında somut bir uygulama yapılacak ise dürüstlük kuralının gereği olan yorumlamanın dikkatli ve iyi niyetli yapılması gerekmektedir. Ya da hukuki herhangi bir işlemin başka bir işleme dönüştürülmesi işlemi, konu olan olayın ifası belirli bir süreye yayılmış durumda ise sözleşmelerde taraflardan birinin edimi başlangıçta öngörülse bile önlenemeyen olaylar sebebiyle zorlaşmış olabilir, böyle bir durum da bu hukuki işlemin devamı beklenemez ve bu işlem bir başka işleme dönüştürülebilir. Bu süreçte de dürüstlük kuralına uygun hareket etmek gerekmektedir.

– Herhangi bir hakkın kötüye kullanılması durumunda dürüstlük kuralına aykırı hareket edilmiş sayılmaktadır.

– Hakkın kötüye kullanılması durumu bir hak oluştuğu takdir de bu hakkı başkasına zarar verme amacıyla kullanılması durumunda ortaya çıkmaktadır. Başka birisine zarar verme gerçekleşmese dahi zarar verme tehlikesi oluşturulması durumunda da dürüstlük kurallarına aykırı davranılmış demektir. Böyle bir durum da hukuk bu süresi tanımayacağından kişilere dava açma hakkı doğmuş olur.

Bu davalar;

Hak, başka bir kişi tarafından kötüye kullanılması konusunda ısrarcı olunuyorsa, hakkın kötüye kullanımını durdurma davası şeklinde gerçekleştirilir.

Hakın, kötüye kullanımı hali hazır da yaşanmamış ancak yaşanacağı ibareleri verilmiş durumda ise, hakkın kötüye kullanımını önleme davası açılabilir.

Hakkın, kötüye kullanımına yönelik bir uyuşmazlık söz konusu ise, tespit davası açılması gerekmektedir.

Hak, kötüye kullanılmış ise zararın karşılanması mümkün olan durumlar da tazminat davası açılabilmektedir.

İyiniyet Kuralı; Herhangi bir hakkın kazanılmasına yönelik hukukta bir takım engeller varsa ve bu durumun eksikliği bilinmiyorsa, bu durumun bilinmemesinin

gerekmemesi halidir. Yani iyiniyet herhangi bir konu üzerinde kişilerin; bilgisiz olması veya yanlış bilgiye sahip olmasıyla yaptığı davranışlardır. Kanunen de davaya konu olan işlemin bilinmesine gerek yok ya da yanlış bilinmesi olası ise iyiniyetli olunduğu kabul edilmektedir. İyiniyet kavramı hukukumuzda açıkca belirtilmiştir. Örneğin; borçlar hukukumuzda geçen sebepsiz zenginleşme bir iyiniyet işlemi olarak kabul edilmektedir.

DÜRÜSTLÜK KURALI VE İYİ NİYET

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön